Geleceğin Yıldız Pasörü: Sudenaz Abalı ile Özel Röportaj
Türk voleybolunun genç yeteneklerinden Sudenaz Abalı ile kariyeri, pasörlük mevkisinin zorlukları ve gelecek hedefleri üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. "Takımın beyni" olarak sahada soğukkanlılığıyla dikkat çeken Abalı, bilinmeyenlerini ve maç totemlerini anlattı.
Genç yaşına rağmen profesyonel disiplini ve oyun zekasıyla dikkat çeken voleybolcu Sudenaz Abalı, kariyer basamaklarını emin adımlarla tırmanıyor. Aydın Büyükşehir Belediyespor, Çayelispor ve Bordo Mavi 61 GSK gibi takımlarda tecrübe kazanan başarılı pasör, oyun kurmadaki stratejisi ve kriz anlarındaki yönetimiyle fark yaratıyor.
İşte Sudenaz Abalı’nın voleybola başlama hikayesinden örnek aldığı isimlere kadar tüm merak edilenler...
Sudenaz Abalı Kimdir ve Voleybola Nasıl Başladı?
1. Kendinizi tanıtır mısınız? Merhaba, ben Sudenaz Abalı. 09.01.2005 tarihinde Fethiye’de doğdum. Yaklaşık 12 yıldır voleybol oynuyorum ve bunun son beş sezonunu profesyonel olarak sürdürüyorum. Sahada pasör mevkisinde görev alıyorum.
2. Voleybola başlama hikayenizden ve sizi bu spora yönlendiren faktörlerden bahseder misiniz? Televizyonda milli takım maçlarını izlerken voleybola olan ilgim arttı. Çevremdeki arkadaşlarımın da voleybol oynadığını görünce heveslendim. Daha sonra ailemin yönlendirmesiyle evimize en yakın spor okuluna kaydoldum ve serüvenim böyle başladı.
"Pasörlük Takımın Beyni Olmaktır"
3. Pasör pozisyonunda oynamayı neden tercih ettiniz, bu pozisyonun sizin karakterinizle örtüşen yanları neler? Oyun akışına yön veren, takımı organize eden ve takımın beyni olan bir pozisyon olduğu için pasörlüğün bana çok uygun olduğunu hissettim. Bu kabiliyeti kendimde gördüm. Sakin, soğukkanlı, toparlayıcı ve motive edici bir yapıya sahibim; bu özelliklerin hem karakterimle hem de pasör mevkisiyle örtüştüğünü düşünüyorum.
4. Kariyerinizde farklı kulüplerde görev aldınız; yeni bir takıma ve şehre adapte olma sürecini nasıl yönetiyorsunuz? Gittiğim şehrin aslında benim için çok büyük bir önemi yok. Benim için asıl önemli olan takım içindeki arkadaşlık, uyum ve bütünleşme. Hem saha içinde hem de saha dışında iletişimin güçlü olması, adapte olmam ve kısa sürede uyum sağlamam için yeterli faktörler oluyor.
5. Bir pasör olarak oyunun "beyni" kabul ediliyorsunuz; maç içindeki strateji kurulumunu ve kriz anlarını nasıl yönetiyorsunuz? Karakter özelliklerimden bahsederken soğukkanlı ve sakin olduğumu belirtmiştim. Bu özelliklerim, özellikle kriz ve kırılma anlarında bana büyük ölçüde yardımcı oluyor ve takımı yönetmemi kolaylaştırıyor.
6. Smaçörlerle aranızdaki uyumu ve zamanlamayı mükemmelleştirmek için antrenman dışında özel bir iletişiminiz oluyor mu? Ben her zaman oyuncularla açık iletişim kurmaktan yanayım. Saha dışında birebir iletişim kurarak, hücumcuların daha iyi atak yapabilmeleri için karşılıklı istekleri gözetiyor; bunları sahada konuşup uyguluyoruz.
Unutulmaz Maçlar ve Maç Totemleri
7. Bugüne kadar oynadığınız maçlar arasında "kariyerimin dönüm noktası" diyebileceğiniz veya hiç unutamadığınız bir maç var mı? Bugüne kadar oynadığım tüm maçların benim için ayrı bir önemi var. Dönüm noktası olarak gördüğüm tek bir maç henüz olmasa da, unutamadığım maçlara örnek olarak geçen sezon Çayeli’nde, evimizde 2-0 gerideyken maçı çevirip 3-2 kazandığımız karşılaşmayı verebilirim.
8. Maç günleri uğuruna inandığınız bir toteminiz veya sahaya çıkmadan önce yaptığınız özel bir ritüeliniz var mı? Genelde maç günleri hazırlanırken beni motive eden şarkılar dinlerim. Uğurlu bir tokam var; her maç saçımı onunla toplarım. Sahaya çıkmadan hemen önce ise soyunma odasında ailemle telefonda konuşurum. Onların desteğini hissetmek benim için en büyük ritüel.
Antrenman Disiplini ve İdolleri
9. Antrenman temposunun yoğun olduğu dönemlerde hem fiziksel hem de mental yorgunlukla nasıl başa çıkıyorsunuz? Sezon sonrasında da çalışmalarını sürdüren bir sporcu olduğum için, sezon ortasında oluşan yüksek tempoya uyum sağlamakta zorlanmıyorum. Elbette fiziksel olarak oldukça yoruluyoruz; bu nedenle dinlenme, tedavi ve beslenme düzenime özellikle dikkat ediyorum. Mental sağlığımı korumak için ise yaptığım bu çalışmaların sahaya ve başarıya yansımasına odaklanıyorum; bu da beni motive ediyor ve güçlü tutuyor.
10. Örnek aldığınız veya oyun stilini kendinize yakın bulduğunuz yerli ya da yabancı voleybolcular kimler? Yabancı oyuncular arasında kendime yakın gördüğüm ve idol olarak aldığım isim Alessia Orro. Türk oyuncular arasında ise Naz Aydemir Akyol’u örnek alıyorum.
11. Takım içi arkadaşlığın ve saha dışındaki sosyal uyumun saha içi başarıya etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Kesinlikle saha içini ve oyun kalitesini olumlu etkilediğini düşünüyorum. Huzurlu, mutlu, eğlenceli ve iletişimin açık olduğu bir ortamda voleybolun daha özgüvenli ve kaliteli oynandığına inanıyorum. Benim için her şeyin temelinde ise gerçek bir takım ruhu ve güçlü arkadaşlıklar yer alıyor.
Gelecek Hedefleri ve Gençlere Tavsiyeler
12. Voleybol kariyerinizle ilgili kısa ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir, kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz? Kısa vadede hedefim, önümüzdeki play-off sürecini iyi geçirerek ligde şampiyonluk yaşamak. Uzun vadede ise her geçen gün performansımı geliştirerek üst liglerde yer almak istiyorum. Kendimi beş yıl sonra daha tecrübeli, daha özgüvenli bir pasör olarak Sultanlar Ligi seviyesindeki üst liglerde görüyorum.
13. Voleybol dışında ilgi alanlarınız neler, boş zamanlarınızı nasıl değerlendirmeyi seversiniz? Voleybol dışındaki zamanlarımda müzik dinlemek, kitap okumak ve sevdiklerimle vakit geçirmekten keyif alıyorum. Boş zamanlarımı hem zihinsel olarak dinlenebileceğim hem de bana iyi hissettiren aktivitelerle değerlendirmeye özen gösteriyorum.
14. Özellikle pasör olmak isteyen genç voleybolcu adaylarına verebileceğiniz en önemli tavsiye nedir? Voleybola başladıkları andan itibaren disiplinli, planlı ve hedef odaklı çalışmalarını öneririm. Pasörlük hem mental hem de fiziksel olarak zor bir mevki; bu yüzden kendilerine güvenip pes etmeden çalışmaya devam etmeleri çok önemli. Zorluklar karşısında yılmadan, düştüklerinde daha güçlü kalkmayı öğrenmeleri gerekiyor.
15. Sizi takip eden ve destekleyen voleybol severlere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı? Bu yaşıma kadar beni destekleyen, bugünlere gelmemde emeği olan aileme, sosyal çevreme, antrenörlerime ve bana inanan herkese çok teşekkür ederim. Desteklerini her zaman hissettiren voleybol severlerin de yanımda olmaya devam etmelerini diliyorum.

Yorum Yap