Okan Buruk’un Galatasaray’daki Geleceği: İstifa Etmeli mi?

 



Ligin ilk altı haftası geride kalırken UEFA Uluslar Ligi nedeniyle millî araya girildi. Ancak son günlerde Türk futbolunun en çok tartışılan konularından biri, Okan Buruk’un Galatasaray’daki geleceği ve istifa edip etmemesi oldu.

Trabzonspor karşısında alınan 4-0’lık ağır mağlubiyet, bu tartışmayı daha da alevlendirdi.

Peki, gerçekten Okan Buruk istifa etmeli mi?

Bana sorarsanız, evet.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Okan Buruk’un istifa etmesi gerektiğini düşünmem, onun kötü veya başarısız bir teknik direktör olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, Galatasaray’ın başında üst üste dört şampiyonluk kazanmış bir teknik direktörden bahsediyoruz.

Fakat futbolda bazen elde edilen başarılara rağmen değişim gerekebilir.

Okan Buruk’un Dört Şampiyonluğu Yeterli mi?

Okan Buruk, Galatasaray’da üst üste dört Süper Lig şampiyonluğu kazandı. Beşinci şampiyonluk hedefiyle birlikte oldukça yüksek bütçeli ve yıldız oyunculardan oluşan bir kadro da oluşturuldu.

Ancak bugün geldiğimiz noktada sorun yalnızca alınan sonuçlar değil.

Asıl sorun, Galatasaray’ın sahada net ve sürdürülebilir bir oyun ortaya koyamaması.

Özellikle Avrupa kupalarında taraftarı tatmin etmeyen sonuçlar, Okan Buruk’un neden yeniden tartışılmaya başlandığını da ortaya koyuyor.

Ben Okan Buruk’un zaman zaman maç seçtiğini düşünüyorum.

Kazanılması gereken derbilerde takımını daha iyi hazırlıyor, rakibe yönelik hazırlığını daha üst seviyeye çıkarıyor ve çoğu zaman istediği sonuçları alıyor. Ancak bunun dışındaki maçlarda, özellikle deplasman karşılaşmalarında aynı Okan Buruk’u göremiyoruz.

Dört yılı aşkın süredir devam eden bu süreçte Galatasaray’ın kendisinden daha düşük bütçeli takımlara karşı dahi zaman zaman ciddi oyun problemleri yaşaması artık yalnızca tesadüf olarak değerlendirilemez.

Osimhen Yoksa Galatasaray’ın Oyun Planı Neden Yok?

Galatasaray’ın en önemli problemlerinden biri de Victor Osimhen’in olmadığı maçlarda daha net şekilde ortaya çıkıyor.

Osimhen, takımın çok önemli bir parçası. Bunu tartışmaya bile gerek yok. Ancak bu kadar yüksek bütçeli ve kaliteli oyunculardan oluşan bir kadronun, tek bir oyuncunun yokluğunda oyun planını kaybetmemesi gerekiyor.

Teknik direktörün görevi, Osimhen’e bağlı olmayan bir Galatasaray oluşturmak.

Aynı şekilde deplasman probleminin de çözülmesi gerekiyor.

Bunu yaklaşık dört yıldır konuşuyoruz.

Belki Okan Buruk bu sezon bu sorunu çözebilir. Eğer çözerse Galatasaray yine şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olabilir.

Fakat benim açımdan asıl soru işareti, Okan Buruk’un bunu başarabilecek eski hırsını ve enerjisini sahaya ne ölçüde yansıtabildiği.

Galatasaray Avrupa’da Neden İstediği İlerlemeyi Gösteremiyor?

Galatasaray’ın Avrupa serüvenine baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz.

Okan Buruk’un ilk döneminde Bayern Münih, Manchester United ve Kopenhag’ın bulunduğu Şampiyonlar Ligi grubunda mücadele eden Galatasaray, grubu üçüncü sırada tamamladı. Ardından Avrupa Ligi play-off turunda Sparta Prag’a elendi.

Sonraki sezon Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Young Boys karşısında alınan sonuçlarla Devler Ligi’ne veda edildi.

Geçtiğimiz sezon ise yeni formatta Şampiyonlar Ligi lig aşamasında mücadele eden Galatasaray, son 16 turuna kadar yükseldi. Bu elbette önemli bir başarıydı.

Ancak Galatasaray’ın hedefinin artık bunun üzerine çıkması gerekiyordu.

Geçtiğimiz sezon son 16 turuna kalan takımın bu sezonki hedefinin Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final olması gerektiğini düşünüyorum.

Bugün yaşanan kötü başlangıç nedeniyle bu hedefi konuşmak bile oldukça zor görünüyor.

Galatasaray’ın Avrupa’da her sezon üzerine koyarak ilerlemesi bekleniyordu. Fakat mevcut tablo, bu gelişimin aynı hızda devam ettiğini göstermiyor.

Okan Buruk’un Galatasaray’da Net Bir Oyun Sistemi Var mı?

Okan Buruk’un Galatasaray’da dört yılı aşkın süredir görev yapmasına rağmen her sezon çok sayıda oyuncunun takıma katılması ve ayrılması da ayrı bir soru işareti.

Bir teknik direktörün uzun süre çalıştırdığı takımda artık daha net ve oturmuş bir oyun sistemi görmemiz gerekiyor.

Geçmişte Akhisarspor, Elazığspor ve Çaykur Rizespor gibi daha düşük bütçeli takımlarda başarılı olmuş bir Okan Buruk’tan bahsediyoruz.

Başakşehir ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadı. Şampiyonluğun pandemi dönemine denk gelmesi, elde edilen başarıyı gölgelememeli.

Ardından Galatasaray’ın başına geçti ve dört yıl üst üste şampiyonluk yaşadı.

Dolayısıyla Okan Buruk’un başarısız bir teknik direktör olduğunu söylemek mümkün değil.

Tam tersine, Türkiye’de bir teknik direktörün ulaşabileceği en önemli başarılardan bazılarını elde etti.

Ancak kariyerinde yeni bir sayfa açmanın zamanı gelmiş olabilir.

Galatasaray’da Bu Sezon İşler Daha Zor

Bu sezon işin rengi biraz daha farklı.

Çünkü artık Galatasaray’ın açık ara ligin en iyi kadrosuna sahip olduğunu söylemek kolay değil.

Trabzonspor ve Beşiktaş, geçtiğimiz yıllara göre daha iddialı kadrolar kurdu.

Trabzonspor’un Galatasaray’ı 4-0 mağlup etmesi de bunun en net göstergelerinden biri.

Dolayısıyla Okan Buruk’un artık yalnızca yıldız oyuncuların bireysel kalitesine güvenerek değil, teknik ve taktik açıdan da fark yaratması gerekiyor.

Galatasaray’ın Yeni Transferleri Neden Daha Fazla Oynamıyor?

Okan Buruk’a yönelik eleştirilerimden biri de yeni transferlerin kullanımı konusunda.

Sane geldi, Leao geldi. Osimhen’in olmadığı bir dönemde elinizde iki önemli kanat oyuncusu bulunuyor.

Deniz Gül transfer edildi.

Okuchukwu ise Fransa U21 Millî Takımı’na çağrıldı ancak Galatasaray’da henüz yeterli süre alamadı.

Yeni transferlere geldikleri andan itibaren yeterli forma şansı verilmemesi bana göre anlaşılması zor bir durum.

Eğer bu oyuncular teknik ekibin istediği ve takımın ihtiyaç duyduğu transferlerse ve herhangi bir sakatlık problemleri bulunmuyorsa neden daha fazla oynatılmıyorlar?

Başka takımlarda yeni transferlerin kısa süre içerisinde ilk 11'e girdiğini görüyoruz.

Fenerbahçe’de Greenwood, Beşiktaş’ta Vlahovic bunun örnekleri olarak gösterilebilir.

Galatasaray’da ise bu sezon takıma katıldıktan sonra doğrudan ve istikrarlı şekilde olumlu katkı sağlayan bir transfer performansı henüz ortaya çıkmadı.

Üstelik oyuncuların performansında teknik direktörün etkisini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Leao’nun da zaman zaman Sane’nin yaşadığı sürece benzer şekilde beklenen katkıyı verememesi Galatasaray adına ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.

400 Milyon Euro’luk Kadro ve Galatasaray’ın Büyük Hedefleri

Ortada 400 milyon euro ve üzerinde bir kadro değeri var.

Bilet gelirleri, forma satışları, yayın gelirleri, Galatasaray Store gelirleri, sponsorluklar ve diğer ticari gelirleri de düşündüğümüzde Galatasaray’ın ekonomik olarak ulaştığı seviyenin ne kadar büyüdüğünü görmek mümkün.

Bütün bunların karşılığında taraftarın görmek istediği şey yalnızca lig şampiyonluğu değil.

Avrupa’da başarı.

Çünkü Galatasaray artık yalnızca Türkiye’de şampiyon olmak isteyen bir kulüp değil.

Avrupa’da da söz sahibi olması beklenen bir takım.

Ben bu nedenle Okan Buruk’un istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ancak tekrar vurgulamak gerekiyor:

Bu düşünce, Okan Buruk’un kötü veya yetersiz bir teknik direktör olduğu anlamına gelmiyor.

Benim değerlendirmem, Okan Buruk ile Galatasaray arasındaki ilişkinin ve hedeflerin artık yeni bir noktaya taşınması gerektiği yönünde.

Galatasaray İçin Yeni Bir Başlangıç Gerekebilir

Galatasaray’ın artık daha farklı bir teknik direktör profiliyle yeni bir başlangıç yapması gerektiğini düşünüyorum.

Bu teknik direktör yerli de olabilir, yabancı da.

Yerli bir teknik direktör tercih edecek olursam benim tercihim Arda Turan olur.

Yabancı teknik direktör konusunda ise Guardiola gibi kariyeri tartışılmaz, elindeki kadrodan maksimum verim alabilecek ve Avrupa seviyesinde deneyime sahip bir teknik direktör profilinden yanayım.

Elbette Guardiola örneği oldukça iddialı.

Fakat Galatasaray’ın hedefi de artık bu seviyede olmalı.

Uzun vadeli ve doğru bir planlama yapılırsa Galatasaray’ın Avrupa’da da önemli başarılar elde etmesi mümkün olabilir.

Okan Buruk ise Galatasaray’dan ayrılması halinde kariyerine Avrupa’da devam ederek hem kendi kariyeri hem de Türk futbolu adına yeni bir adım atabilir.

Belki de iki taraf için de yeni bir başlangıcın zamanı gelmiştir.

Ahmet Faruk Balak

Hiç yorum yok