Milli Eskrimci Fatma Zehra Köse ile Özel Röportaj: "Hedefim İçin Sonuna Kadar Mücadele Edeceğim"
23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonu milli eskrimci Fatma Zehra Köse, Sporda Manşet'e konuştu. Eskrim kariyeri, olimpiyat hedefleri, sporun dikkat eksikliğine faydaları ve genç sporculara tavsiyeleri bu röportajda.
Sporda Manşet: Fatma Zehra Köse kimdir? Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Fatma Zehra Köse: 30 Mayıs 1997 yılında İstanbul’da doğdum. İlköğretimi Üsküdar’da, liseyi İstanbul Prof. Faik Somer Güzel Sanatlar ve Spor Lisesinde tamamladım. Daha sonra Kastamonu Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümünü kazandım ve bir dönem Gazi Üniversitesinde okudum. Şu anda İstanbul Gedik Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde 4. sınıf öğrencisiyim.
Spora 4 yaşında jimnastik ile başladım. Daha sonra basketbol, voleybol gibi spor dallarını denesem de 8 yaşında eskrim ile tanıştım (flöre branşı). 11 yaşında da şu anda yapmakta olduğum kılıç branşına geçtim.
"Eskrim Yapanların Türkiye'de Çabuk Sıyrılacağını Söylediler"
Sporda Manşet: Eskrimle nasıl tanıştınız?
Fatma Zehra Köse: Teyzem İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarında Opera Sanatları okuyordu ve eskrim dersleri varmış. Ben o zamana kadar Eskrim diye bir spor olduğunu bilmiyordum. Teyzem ağabeyim ile bana eskrim derslerinden bahsetti ve bir gün bizi ders aldığı Antrenör Özden Ezinler ile tanıştırdı.
Özden Hoca, ağabeyimin de benim de eskrim dahil her spora yeteneğimizin olduğunu belirtti. Fakat eskrim yaparsak Türkiye’de çabuk sıyrılabileceğimizi söyledi. Çünkü eskrim o zamanlar pek göz önünde olan ve bilinen bir spor değildi. Bu şekilde eskrimle tanışmış oldum.
Sporda Manşet: Jimnastik, basketbol ve voleybol sporlarıyla da uğraşmış olmanıza rağmen neden eskrimi seçtiniz? Sizin için eskrimi ön plana çıkaran nedir?
Fatma Zehra Köse: Eskrime başlamadan önce çok fazla dikkat eksikliğim ve hiperaktivitem vardı. Ama eskrimle beraber yıllar içerisinde ciddi boyutta azalma oldu. Çünkü eskrim; teknik ve kondisyondan daha ziyade dikkat ve konsantrasyon isteyen bir branş.
Bunların dışında küçük yaştan itibaren elde ettiğim başarılar ve o haz duygusu beni zamanla eskrimden kopamaz hale getirdi. Resmen eskrim benim için bir tutku ve hayatımın önemli bir parçası, aynı zamanda da mesleğim oldu.
"Müzik ve Spor: Ritim ve Ahenk"
Sporda Manşet: Aynı zamanda müzisyen bir aileden geliyorsunuz ve bildiğim kadarıyla siz de müzikle ilgileniyorsunuz. Müzikle ilgilenmenin sporu beslediğini düşünüyor musunuz?
Fatma Zehra Köse: Evet, çok şükür ailem konusunda çok şanslıyım. Ağabeyim de bir müzisyen ve biz küçüklüğümüzden beri evde hep enstrümanla, şarkılarla, türkülerle büyüdük. Şanslı olduğumuz diğer bir kısımsa annem ve babamın bize hiçbir zaman baskı yapmamasıydı. Hangi işte mutluysak o iş için bizi sonuna kadar desteklediler ve hâlâ da destekliyorlar. Müzik ile sporun birlikteliğine gelecek olursak; ikisi de aynı hayat gibi benim için, ritim ve ahenk...
Eskrim Nedir? Branşları Nelerdir?
Sporda Manşet: Eskrim toplumumuz tarafından pek de bilinen bir spor dalı değil. Okuyucularımız için biraz bilgi verebilir misiniz?
Fatma Zehra Köse: Eskrim satrancın canlı oynanan hali gibidir: Düşünme, taktik, rakibin hareketini önceden tahmin etme, koordinasyon ve kondisyon gerektiren; gerçekten estetik ve asil bir spor.
Eskrimin üç branşı vardır:
Epe
Flöre
Kılıç
Üçünün de puan alma şekli, oyun şekli ve silahları çok farklıdır. Yurt dışında da çok rağbet gören bir spordur. Özellikle burs almak için de gözde sporlardan biridir.
Sporda Manşet: Eskrim sadece fiziksel beceri gerektiren bir spor mudur?
Fatma Zehra Köse: Tabii ki hayır. Hep olumlu olmanız ve psikolojinizi güçlü tutmanız gerek. Eskrim negatif düşüncelerden uzaklaşarak tamamen konsantre olmanızı gerektiren bir spordur.
"Olimpiyat Hedefim İçin Okulumu Dondurdum"
Sporda Manşet: Sporla uğraşmak çaba ve fedakârlık gerektirir. Üniversitede okurken okulla sporu bir arada yürütmekte zorlandığınız oldu mu?
Fatma Zehra Köse: Spor tabii ki çok fazla fedakârlık gerektiren ve çaba isteyen bir meslek. Kamplar ve maçlardan dolayı vizelerini geçtiğim halde finallerine ve telafilerine giremediğim için kaldığım dersler oldu. Hatta şu anda olimpiyat senesi olduğu için daha çok çalışıyoruz. Bu yüzden okulumu dondurmak zorunda kaldım. Ama bu kararımdan pişman değilim. Çünkü bir hedefim var ve hedefim için sonuna kadar mücadele edeceğim.
Sporda Manşet: Milli Takım’da yer aldınız ve ülkemize birçok madalya getirdiniz. 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya kazandınız. Bu nasıl bir duygu?
Fatma Zehra Köse: Öncelikle çok teşekkür ederim. Belli bir yaştan sonra kendim için değil de ülkem için aldığım başarıların beni daha çok mutlu ettiğini anlıyorum. Çünkü biz çok güzel bir ülkeye sahibiz ve ben Türkiye’nin uluslararası platformda adını duyurmak için elimden geleni yapıyorum. Bu benim için en önemli ve manevi motivasyon.
Sporda Manşet: 2-3 Kasım tarihlerinde Ankara’da düzenlenen Gençler & Büyükler Kılıç Açık Turnuvaları madalya sıralamasında 2. oldunuz. Turnuva nasıl geçti?
Fatma Zehra Köse: Benim için güzel geçti. Aslında orada alınan madalya tabii ki insanı mutlu eder ama benim için en önemli olan şey verdiğim mücadeleydi.
Gençlere Tavsiyeler
Sporda Manşet: Eskrim sporuna başlamak isteyenlere ne gibi tavsiyeler vermek istersiniz? Eskrim sporuna başlamak için bir yaş sınır var mıdır?
Fatma Zehra Köse: Öncelikle gerçekten zevkli bir spor ama oyunu ve oyunun mantığını anlamak için biraz zaman gerekiyor. Eskrim ileri yaşta da yapılabilen, hatta veteranlar klasmanı olan bir spor. Hobi olarak veya profesyonel olarak yapmak sizlere kalmış.
Sporda Manşet: Sporda Manşet Dergisi’ni takip ediyor musunuz? Görüş ve önerileriniz nelerdir?
Fatma Zehra Köse: Takip ediyorum ama reklamı biraz daha fazla olursa daha iyi olacağını düşünüyorum. Konuk ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum.
Sporda Manşet: Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

Yorum Yap