MİRCEA LUCESCU VE TÜRK FUTBOLU: EFSANENİN UNUTULMAZ KARİYERİ
Türkiye'nin Dünya Kupası elemelerini İspanya’nın ardından ikinci tamamladığı o unutulmaz dönemlerde, yolumuz Türk futboluna hiç yabancı olmayan Rumen futbolunun efsane ismi Mircea Lucescu ile bir kez daha kesişmişti.
Onun çalıştırdığı Romanya karşısında kilidi açmakta epey zorlanıp maçı 1-0 kazanmıştık. Ancak ilerleyen zamanlar, Lucescu'nun futbol aklının ve taktiksel dehasının sahadaki skorlardan çok daha fazlası olduğunu bizlere gösterdi. İstanbul'u ve Türkiye'yi her zaman çok seven "Luce", Türk futbol tarihinde silinmez izler bıraktı.
Şimdi kaseti biraz başa sarıp, Mircea Lucescu’nun Türkiye kariyerini ve başarılarını yeniden ele alalım.
Galatasaray Dönemi: Süper Kupa ve Üçüncü Yıldız
Lucescu'nun Türkiye serüveni, Fatih Terim’in İtalya’ya gitmesinin ardından Galatasaray ile sözleşme imzalamasıyla başladı. Terim gibi agresif ve hücum odaklı bir teknik direktörün ardından kim gelirse gelsin tartışılacaktı. Lucescu da sakin kişiliği ve kontrollü futbol anlayışı sebebiyle ilk etapta eleştiri oklarının hedefi oldu.
İlk yılında UEFA Kupası kadrosunun kalıntılarıyla mücadele etti; ligde şampiyonluk Fenerbahçe’ye kaptırılsa da Avrupa Süper Kupası müzeye götürüldü ve Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynandı.
İkinci senesinde kendi mütevazı kadrosunu kuran Lucescu, taktiksel disiplinini sahaya daha çok yansıttı. O dönem "korkak futbol oynattığı" gerekçesiyle haksız eleştirilere ve türlü hakaretlere maruz kaldı. Ancak o, "Köpekler istedi diye atlar ölmez" diyerek doğru bildiği yoldan şaşmadı. Neticede Galatasaray’a üçüncü yıldızı taktı ve Şampiyonlar Ligi'nde takımı son 16’ya taşıma başarısı gösterdi.
Beşiktaş Dönemi: 100. Yılda Gelen Tarihi Şampiyonluk
Galatasaray'da yaşanan başkanlık seçimi sonrası Özhan Canaydın, söz verdiği üzere Fatih Terim’i yeniden göreve getirdi. Bu sırada 100. yılını kutlamaya hazırlanan Beşiktaş, bu tarihi fırsatı değerlendirerek Mircea Lucescu ile anlaştı.
Lucescu, Beşiktaş ile 100. yılında şampiyonluğu kucaklayarak Türk futbolunda yeni bir hikaye yazdı. Aynı sezon siyah-beyazlı ekibi UEFA Kupası'nda çeyrek finale taşıyarak taraftarların damağında unutulmaz bir tat bıraktı.
Yurt dışında (özellikle Shakhtar Donetsk ile) büyük başarılar kazanınca, ülkemizdeyken zaman zaman kıymeti bilinmeyen bu futbol aklına ülkece gıpta ile bakmaya başladık. Büyük takımlarımız her başı sıkıştığında onun kapısını çaldı ama o, prensiplerinden taviz vermeyerek bu kapıların birçoğundan içeriye girmedi.
A Milli Takım Süreci: Geleceğin Temelleri
Takvimler 2017’yi gösterdiğinde Lucescu, Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın başına geçti. Değişen ve hızlanan modern futbolun kısmen gerisinde kaldığı eleştirileri yapılsa da, Türkiye-Romanya maçının basın toplantısında belirttiği gibi şimdiki Milli Takım iskeletinin temellerini attı. Genç oyunculara verdiği şanslar göz önüne alındığında, Milli Takımımızın şu anki başarılarında onun da azımsanmayacak bir payı olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Son Söz
Mütevazı insanların da zirveye çıkabileceğini bizlere gösteren, bunu yaparken büyük eleştirilere maruz kalma tehlikesine rağmen futbol prensiplerinden asla ödün vermeyen Mircea Lucescu, Türk futbolunun en saygın figürlerinden biridir. Onun stratejik zekasını ve Türk futboluna katkılarını saygıyla anıyorum.
Yazan: Ahmet Faruk BALAK

Yorum Yap