Montella, Bizim Çocuklar ve Dünya Kupası'nda Büyük Hüsran
Yazar: Ahmet Faruk BALAK
Euro 2024 Başarısından Beklenmeyen Düşüşe
Ne güzel başlamıştık biz seninle; ilkleri yaşamış, ilk zamanlarda ne de güzel kaynaşmıştık. Tarihimizde ilk kez bir eleme grubunu lider bitirip Euro 2024 bileti almıştık. UEFA Uluslar Ligi’nde ilk defa A Ligi’ne kalarak büyük bir başarıya imza atmış, Vincenzo Montella'yı ailemizden biri saymıştık.
Zaman zaman yapılan hataları görmezden geldik. A Milli Takım Dünya Kupası biletini alınca da “İllaki bu adamın bir bildiği vardır.” diyerek umutlandık. Baraj maçlarında zayıf rakiplere karşı sergilenen kötü futbolu bile eleştirmedik. Ta ki herkesi saran o tatlı heyecan, Dünya Kupası nihai kadrosunun açıklanmasıyla yerini şüpheye bırakana dek.
Kadro Seçimi: Performans mı, İsim mi?
Geçmişteki teknik direktörlerde sıkça eleştirdiğimiz tablo, maalesef Montella döneminde de karşımıza çıktı. Milli Takım kadrosunun form durumuna ve güncel performansa göre değil, futbolcuların oynadıkları kulüplere göre şekillendiğini üzülerek gördük.
Dünya Kupası Serüveni ve Taktiksel Çıkmazlar
Dünya Kupası grup aşamasında rakiplerimiz ABD, Avustralya ve Paraguay olarak belirlendi. Daha önceki Romanya ve Kosova maçlarında kapalı savunmaları açmakta ne kadar zorlandığımızı görmüştük; nitekim Avustralya ve Paraguay maçları da aynı senaryoya sahne oldu.
Sahadaki temel eksikliklerimiz şunlardı:
Fiziksel Dezavantaj: Avustralya’nın yüksek boy ortalamasına karşı hava toplarında etkisiz kaldık ve rakibi aşamadık.
Üretkenlik Sorunu: Erken gol yediğimiz ve uzun süre on kişi oynayan Paraguay’a karşı gol dahi bulamadık.
Forvetsiz Sistem: Israrla uygulanan ve hücum hattını kısırlaştıran bu taktik canımızı çok yaktı ancak teknik heyete bir türlü anlatamadık.
Tüm bu eksiklerin birleşimiyle, turnuvanın dışında kalarak erken bir veda yaşadık.
TFF Vaatleri, İtalya İddiaları ve Düşük Motivasyon
Bu süreçte sadece futbolcuların değil, Vincenzo Montella'nın da hem performansının hem de motivasyonunun düşük olması bizi geri dönülmez bir yola soktu. Akıllarda doğal olarak şu soru belirdi: "Acaba Montella'nın aklında zor günler geçiren ülkesi İtalya mı vardı?" Bu sorunun cevabını zaman verecek.
Bunun yanında saha dışı etkenler de tartışma konusuydu. Kafalar TFF başkanının villa vaatlerinde miydi, yoksa oluşan büyük kamuoyu baskısını mı kaldıramadılar bilemedik. Bedenimiz sahada olsa da "Bizim Çocuklar" olarak ruhen Dünya Kupası’na hiçbir zaman gidemedik.
Turnuvanın En Büyük Hayal Kırıklığı
Netice itibarıyla; şişirilmiş egoları, adaletsiz kadro seçimlerini ve alınan ahları da yanımızda götürüyoruz. Dünya Kupası'nın en büyük hayal kırıklığı olarak evimize dönüyoruz. Allah bir daha bu büyük futbol sahnesini bize ne zaman nasip eder, bilmiyoruz.

Yorum Yap